Fil Suresi Anlamı ve Fil Suresi Okunuşu | Fazileti & Meali (DİYANET)

Fil Suresi ismini Kabeyi yıkmak için filler ile donatılmış bir orduyla Mekke’ye gelen dönemin Yemen Valisi Ebrehe’nin ordusunun Allah’ın iradesi ve azametiyle yok oluşunu anlatan olaydan almaktadır.

Toplam 5 ayet, 23 kelime ve 96 harften oluşan Fil Suresi Mekke döneminde inmiştir. Kutsal kitabımızda 105. sıradadır. İniş sırasına göre bakıldığında ise 19. sırada bulunmaktadır. Kâfirûn suresi ile Felak suresi arasında Mekke’de nüzul etmiştir. Ayet sayısının düşük olması sebebiyle zammı sure olarak namaz kılarken okunmaktadır. Halk arasında “Elemtere suresi” olarak da bilinmektedir. Sizi detaya boğmadan önce aşağıda Fil suresi okunuşu, arapçası ve anlamını veriyoruz.
fil suresi arapça
 Fil Suresi Okunuşu
  1. Elem tera keyfe fe’ale rabbüke biashâbilfîl
  2. Elem yec’al keydehüm fî tadlîl
  3. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl
  4. Termîhim bihicâratin min siccîl
  5. Fece’alehüm ke’asfin me’kûl

Fil Suresi Anlamı / Meali (Diyanet)

﴾1﴿ Rabbin fil ordusuna ne yaptı, görmedin mi? ﴾2﴿ Onların planlarını boşa çıkarmadı mı? ﴾3-4﴿ Onların üzerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar yağdıran sürü sürü kuşlar salmadı mı? ﴾5﴿ Sonuçta Allah onları yenilip ezilmiş ekine çevirdi.

Fil Suresi Fazileti

Eğer birileri tarafından haksız yere zulme uğruyorsanız bu sureyi okumak hem içinizi ferahlatır hem de Allah size sabır, dayanma gücü verir. Ayrıca size zulmeden kişiyi Allah’ın adaletine sevk etmiş olursunuz. Aşağıda verdiğimiz tefsiri okuduğunuzda Yüce Yaradanın en umutsuz, en zayıf anlarda dahi hiç bir faninin beklemeyeceği bir şekilde zulmedenleri nasıl helak edebileceğini daha iyi anlamış olacaksınız. Ayrıca Peygamber Efendimiz Fil Suresini okuyan kişinin Allah tarafından kötülüklerden ve ahlak değişmesinden koruyacağını buyurmuşlardır. Bunların dışında;

  • 3, 5, 7 defa okunması halinde düşmanlara karşı zafer elde edileceği,
  • Akşam ve yatsı vakitleri arasında 250 defa okunması halinde düşmanları uzaklaştıracağı, aynı vakitlerde 1000 defa okuyan kişinin ise tüm muratlarına kavuşacağı bilinmektedir.

Fil Suresi Dinle ve Ezberle

Google’da bu konu ile ilgili en çok yapılan aramalardan birisi de “Fil Suresi Dinle” ve “Fil Suresi Ezberle” sorgularıdır. Namaz Sureleri, yani zammı sureler genel itibariyle kısa oldukları için ezberlemeleri kolay olmaktadır. Yukarıda türkçe okunuşunu da vermiştik ancak bazı kişiler duyarak daha kolay ezberlediği için aşağıya surenin okunuşuna dair eğitici bir video da ekledik.

Fil Suresi Tefsiri

Tefsir ve tarih kaynaklarında anlatıldığına göre o zaman Habeşis­tan’ın yönetiminde bulunan Yemen’in genel valisi Ebrehe her yıl Mekke’deki Kâbe’yi ziyaret eden Arap hacılarını San‘a’ya çekmek için burada Kulleys veya Kalîs (kilise) denilen büyük bir katedral yaptırdı. Çeşitli bölgelere propagandacılar göndererek mâbedi ziyaret etmeleri için halkı San‘a’ya çağırdı. Ancak bu ümidi gerçekleşmeyince Kâbe’yi yıkmaya karar verdi ve muhtemelen 570 yılında, içinde mahmûd (mamut) adlı filin de bulunduğu büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü. Ebrehe, hareketini engellemek için karşısına çıkan bazı güçleri etkisiz hale getirerek yoluna devam etti. Gönderdiği bir müfreze, içinde Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalib’e ait 200 devenin de bulunduğu Mekkeliler’e ait çok sayıda deveyi ele geçirdi. AbdülmuttalibEbrehe’ye gelerek develerinin iadesini istedi. Ebrehe’nin Kâbe ile ilgili bir sorusu üzerine Kâbe’yi merak etmediğini, çünkü onu sahibinin koruyacağını söyledi. Ertesi gün Ebrehe, ordusuna Kâbe yönünde hareket emri verdi. Fakat kaynaklarda belirtildiğine göre en öndeki fil (mamut) yerinden kımıldamadığı gibi askerler de üzerlerine taşlaşmış çamur yağdıran sürü sürü kuşlar tarafından –âyetteki benzetmeyle– “yenilip çiğnenmiş ekin” gibi imha edildi. Bazı müfessirler “sürü sürü” şeklinde çevrilen ebâbîl kelimesinin bir kuş türünün adı olduğu kanaatindedir. Buna göre 3. âyete “ebâbîl kuşlarını göndermedi mi?” şeklinde mâna vermek gerekir. Fakat –konuya ilişkin rivayet ve tefsirler dikkate alındığında– bu görüş ikna edici görünmemektedir. Yaygın inanışa göre bu olay Hz. Peygamber’in doğumundan elli-elli beş gün veya üç ay önce vuku bulmuştur.

Sûrede Hz. Peygamber’e hitap edilerek 1-2. âyetlerde fil ordusunun başına gelen felâketin büyüklüğünden ve Kâbe’yi yıkma planlarının boşa çıkarıldığından haberdar olduğu ifade edilmektedir. Hz. Peygamber olaya bizzat şahit olmadığı halde, ona yöneltilen “görmedin mi” şeklindeki hitap mecazi bir ifade olup olayı bizzat gözüyle görmese bile görenlerden işitmiş olduğunu ve görmüş gibi kendisine tasvir edildiğini gösterir. 3-5. âyetler ise felâketin nasıl cereyan ettiğini yani Allah tarafından gönderilen sürülerle kuşun fil ordusunun üzerine pişkin tuğla türü taşlar yağdırarak onları nasıl hayvanlar ve haşarat tarafından yenmiş ekin artığına çevirdiğini ifade eder. Râzî’ye göre Ebrehe ve askerlerinin besledikleri kötü emellerin sûrede keyd (plan, tuzak) kelimesiyle ifade edilmesi, onların sadece Kâbe’yi yıkma amacı taşımadıklarını gösterir. Çünkü önceden açıkladıkları için Kâbe’yi yıkma fikri artık “tuzak” olmaktan çıkmıştı. Şu halde keyd kelimesi burada Ebrehe tarafının Araplar’a karşı besledikleri başka sinsi planları dile getirmektedir. Muhtemelen bu plan içinde Mekke’ye ve Mekkelilere verilecek ağır yıkım ve kötülükler de vardı.

Eski tefsirlerde bu fil olayı bütünüyle bir mûcize olarak değerlendirilir. Bazı tarihçi ve müfessirlerin, tâbiîn âlimlerinden İkrime’ye atfettikleri bir rivayette o, “Bu taşlar kime isabet ettiyse onda çiçek hastalığı görüldü” demiştir  Rivayete göre Hicaz bölgesinde çiçek ve kızamık hastalığı ilk defa bu olaydan sonra görülmüştür Muhammed Abduh, Ferîd Vecdî, Cevâd Ali, Muhammed Esed gibi bazı çağdaş araştırmacılar bu rivayetlere dayanarak olayı bulaşıcı hastalık salgını şeklinde yorumlamaya çalışmışlardır. Abduh’a göre sûrede sözü edilen kuşlardan maksat bir çeşit gerçek kuş olabileceği gibi sinek, sivrisinek vb. mikrop taşıyıcı canlılar da olabilir. Ancak çağdaş müfessirlerin çoğu dönemin güçlü akımlarından pozitivizmin etkisi altında ortaya konduğunu düşündükleri bu yoruma katılmamış, ona karşı ciddi tenkitler yöneltmişlerdir Sonuç olarak Allah’ın evini yıkmaya kalkışan saldırgan bir güç, bir mûcize neticesinde cezasını görmüş; hiçbir şekilde düşmana karşı koyma imkânı bulamayan ve şehri terkedip dağlara çekilen Mekke halkı da bu olaydan zarar görmeden kurtulmuştur.

Pişkin tuğla” diye çevirdiğimiz 4. âyetteki siccîl kelimesi “taşlaşmış çamur” demektir. Son âyetteki asf kelimesi ise “ekinin samanı ve buğday kapçığı gibi güve, böcek ve kurtçukların yediği, rüzgârın sağa-sola savurduğu kırıntılar” anlamına gelir. Müfessirler kuşların, ağızlarında ve ayaklarında bu tür taşlar götürüp Ebrehe ordusunun üzerine fırlattıklarını, sonuçta askerlerin birçoğunun bu taşların etkisiyle öldüğünü, Ebrehe’nin ise yaralı olarak San‘a’ya döndükten sonra orada hayatını kaybettiğini ifade etmişlerdir. “Allah onları yenilip çiğnenmiş ekine çevirdi” meâlindeki son âyet, Ebrehe ve ordusunun nasıl büyük bir felâkete mâruz kaldığını ve sonuçta helâk olduğunu gösterir. Bu olayın Mekkeliler için öneminden dolayı bu yıla “Fil yılı” denilmiş ve onlar olayı bir süre tarih başlangıcı olarak kullanmışlardır.

Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa:689-691

Bir cevap yazın